"Oma" İsmi Nereden Geliyor?

Çocukluğumdan beri başta ebeveynlerim olmak üzere birçok kişi tarafından, bazı özelliklerimle bir miktar tuhaf bulunan biriydim. Aile buluşmalarında “çocuk bedeninde bir yaşlı” olduğuma dair çokça komik hikaye anlatıldı ben büyürken. Öyle pek gülmeyen, ağlamayan, konuşmayan, sadece ciddi bir ifadeyle etrafı gözlemleyip yetişkinlerin muhabbetlerini dinleyen bir çocukmuşum. 4-5 yaşlarımda oyun oynamak yerine evdeki köşesi kıvrılmış halıyı, dağılmış kırlentleri düzeltmek; henüz okuma bilmememe rağmen elime bir kitap alıp okuyormuş gibi yapmak ve ütü yapmama izin vermesi için annemle kavga etmeyi göze almak gibi değişik huylarım varmış.
Sonra büyüdüm. Büyürken de yaşıtlarımın ilgisini pek çekmeyen eski tarz ve klasik şeylere hayranlık beslemeye başladım. Lisede siyah bir pardesü ve fötr şapkayla okula gidip gelirdim mesela. Babamın eski evrak çantasını okul çantası olarak kullandım uzun yıllarca. O yaşlarda herkes şahsına ait bir dizüstü bilgisayar hayali kurarken, ben bir gün bir daktilom olacağını hayal ederdim hep.
Tabii ki ben böyle diğerlerinden biraz farklı, sevdiğim ve keyif aldığım şeyleri gizlemeden büyüyüp yaşarken, her yaştan insana ve özellikle yaşıtlarıma çokça kez eğlence konusu oldum. Hayatımın birbirinden farklı birçok bölümünde, birbirini hiç tanımayan insanlar tarafından “babaanne gibisin” “esprisini” işittim. Uzunca bir süre buna üzüldüm. Bazen çok sinirlendim. Bazen ağlayarak günlüğüme yazdım. Ama bana keyif veren şeylerin, tavırların ve aktivitelerin peşini bırakmadım.
Geçen sene bir gün ablam Deniz'le nostaljik yazı gereçlerine düşkünlüğümü konuşurken, kendime ait bir defter markası çıkarma fikri ile markanın adı aynı gecede ortaya çıktı. O gün iş arkadaşlarımdan biri yine aynı espriyi yapmıştı bana; ve ben de hafif bir sinirle gülerek Deniz’e bunu anlatıyordum. Sonra bir anda “evet, babaanne gibiyim!” diyip kahkahayı bastım. Ardından saniyeler içinde “Oma Paper Co. kulağa nasıl geliyor?” sorusu döküldü dudaklarımdan. Bayıldık! Deniz “Oma ne demek, bir anlamı var mı?” diye sordu. “Almanca ‘büyükanne’ demek” dedim.
Alara Tokcan